Zamir İsim Midir?
Bir Kelimenin Derinliğinde Kaybolmak
—
Bir Gün Bir Kelimeyle Tanıştım
Bazen hayatın bir anında, her şeyin derinliğine inmek istersiniz. O an bir kelime, bir düşünce, bir duygu, insanın içinde farklı bir kapıyı aralar. Kayseri’de, akşamın serinliğinde evime doğru yürürken, birden aklıma takıldı: Zamir isim midir? Bu basit gibi görünen soru, aklımı sarmaya başladı. Üzerinde düşündükçe, bu sorunun neden beni bu kadar etkilediğini fark ettim. Sanki yıllardır içimde sakladığım bir duygu, bir korku, bir özlem… Hep böyle olur. Bir şey gelir, ve o şeyin sorusuyla duygularım, düşüncelerim birbirine karışır.
Geçmişimi düşünmeye başladım. Okul yıllarımda Türkçe dersleri, dil bilgisi kitapları, kelimelerle oyunlar… Tüm bunlar bana bir şekilde şekil verdi. Ama hiç biri bana, kelimelerle ilgili gerçek duygularımı öğretmedi. İşte tam da bu yüzden, o gün sabah derslerinden dönerken düşündüm, “Zamir isim midir?”
Belki de bu soruyu sormamın nedeni, zamirlerin sahip olduğu o “belirsiz” duygudur. Kimi zaman bir “ben” gibi hissederim, bazen de “sen” ya da “o”… Ama gerçekten, içimde bu kelimeler benimle bir bütün olabilir mi? “Ben” zamiri ile “ben” oluyorum ama peki “sen” ya da “o” ne oluyor? Duygularımı, insanları anlatırken bu kelimeler bana neler hissettiriyor? Ve en önemlisi, zamirler isim mi gerçekten? Kimse bana bunu öğretmedi. Belki de içimdeki duygular, bir zamirin ardında kayboluyor.
—
Zamirler ve İsimler: İki Dünya Arasında
İlk başta, bir kelime hakkında bu kadar derin düşünmemin saçma olduğunu düşündüm. Ama sonra fark ettim ki, bu kelime, çok uzun zamandır içimde gömülü olan bir sorunun sembolüydü. Zaman zaman, hayatta bir şeyler çok açık görünür ama biz onlara hiç bakmayız. Çünkü o kadar basit ki, derinlikleri gözden kaçırırız. Ama işte ben o gün, o sıradan günde, derinlere inmek istedim.
Türkçe derslerinde, isimler ile zamirlerin farklarını öğretmişti öğretmenim. İsimler, somut ya da soyut varlıkları tanımlayan kelimelerdir. “Ayşe”, “ev”, “mutluluk”… Bunlar isimlerdir. Ama zamirler, genellikle bir ismin yerine geçen kelimelerdir. “Ben”, “sen”, “o”… Bu mantıklıydı, evet. Ama ya bir zamir, sadece bir yer tutucu değilse? Belki bir zamir, bir ismin ötesine geçer. Hani bazen bir kelimeye takılırsınız ya, işte benim için o an zamir, her şeyin ötesine geçmeye başladı.
Zamirlerin arkasında bir gizem vardı. Benim gibi, bazen somut olamayacak kadar duygusal bir şey. İsimler, hayatın nesnelliğini temsil ederken, zamirler o nesnelliğin ötesine geçiyor, duyguları ve düşünceleri anlatıyordu. “Ben” dediğimde kimseye bir şey anlatamam. Ama “Ben” dediğimde, o anın, duygunun, sesin arkasındaki ben’i hissedebiliyorum. Belki de bu yüzden zamirler her zaman beni derinden etkiler. Bir isim, kendi sınırlarına sıkışır. Ama bir zamir, sınırları yıkar, insanın içindeki her türlü duyguyu birleştirir.
—
Bir Gün Kaybolan Kelimeler
Birkaç yıl önce, Kayseri’deki bir kafede, eski bir dostumla oturuyordum. Konuştukça, geçmişi anıyorduk. Arada bir soru sordum: “Zamir isim midir?” O kadar şaşırdı ki, “Ne demek istiyorsun?” dedi. Bu, birinin size anlam veremediği zaman, bir şeylerin yolunda gitmediğinin işaretidir. Ama o an hissettiğim şey, hayal kırıklığı değil, umuttu. “Bir gün,” diye düşündüm, “biri bana bu sorunun cevabını verecek.” Ama o gün gelmedi.
Bazen kelimeler kaybolur, bir süre sonra onlarla ilgili sorular artar. O zamirler, o isimler… İnsan, kelimelere ne kadar bağlıysa, o kadar kaybolur. O gün, dostumla sohbet ederken, bir kelimenin kaybolması bana ne kadar korkutucu gelmişti. Zamirlerin gerçekte isimlerden çok daha fazlası olduğunu o an hissettim. Onlar, bir kelimeyi değil, bir duyguyu, bir hissi temsil ederler. O yüzden de zamirler, isimlerden çok daha derindir.
—
Bitti mi?
Hikâye burada bitmiyor aslında. “Zamir isim midir?” sorusunun cevabı, hala içimde bir yerlerde bekliyor. Ama sanırım bu soruyu sormamın tek sebebi, dilin ötesine geçmek istememdi. Bazen kelimeler, anlamın derinliklerine inmeden önce bizi o kadar etkiler ki, bir anda onlara takılıp kalırız. Bunu anladım: Zamirler, isimlerden farklıdır, çünkü onlar sadece bir kelime değil, bir duygudur.
Hikâyenin sonunda belki de bir şeyin farkına varmak gerekir: İsimler, somut, bilinen bir dünyanın izlerini taşırken, zamirler hep o bilinmeyeni, o soyut duyguları ve anıları temsil eder. İşte bu yüzden, “Zamir isim midir?” sorusu bana göre cevapsız kalmalıdır. Çünkü kelimeler her zaman bir bütünün parçasıdır, ama bazen bir kelimenin içinde kaybolan duyguları, anlamları daha iyi anlamak gerekir.
Şimdi biraz daha huzurluyum. O gün sabah başlattığım bu sorunun cevabını hala bulamadım, ama belki de hiçbir zaman bulamayacağım. Bu kelimenin bana getirdiği duyguların arkasında gizlenen anlamı, her zaman kendimle birlikte taşıyacağım. Kelimeler, kelimelerin ötesine geçiyor. Zamirler isim değil, bir duygudur.
—
Sonuçta, Zamir İsim Değildir
Bir zamirin içinde kaybolmak… İşte buna en yakın hissettiğim şey bu. Sonuç olarak, zamirler isim değil, duygu ve anlamın birer temsilcisidir. Belki de hayatın en derin anlamları, kelimelerin ardında değil, o kelimelerin yarattığı boşlukta gizlidir.